Nörolojiye başvurmayı gerektiren belirtiler dört ana başlıkta toplanır: hareket ve güçle ilgili sorunlar (güçsüzlük, beceriksizlik, titreme, yürüme bozukluğu), duyu sorunları (uyuşma, karıncalanma, yanma, duyu kaybı), bilinç ve zihinsel işlev sorunları (bayılma, nöbet, unutkanlık, dikkat dağınıklığı) ile ağrı ve denge sorunları (baş ağrısı, baş dönmesi, yüz ağrısı). Bunlara görme, konuşma ve yutma güçlükleri eklenir.
Bu belirtilerin bir bölümü planlı bir randevuyla değerlendirilebilirken, bir bölümü vakit kaybedilmeden acil servise başvurmayı gerektirir. Aşağıda önce beklemeye uygun olmayan durumlar, ardından planlı başvuru gerektiren yakınmalar ele alınmaktadır. Ayrım için en yararlı ölçüt, belirtinin ne kadar sürede ortaya çıktığıdır: aniden yerleşen bir bulgu genellikle acildir.
Vakit Kaybedilmemesi Gereken Durumlar
Yüzün bir yarısında ani kayma, bir kolda ya da bacakta ani güçsüzlük, konuşmanın aniden bozulması veya söyleneni anlayamama inme belirtileridir. Bu bulgulardan biri fark edildiğinde beklemeden 112 aranmalıdır; belirtiler kısa sürede geçse dahi durum acil kabul edilir.
Saniyeler içinde en şiddetli düzeyine ulaşan ve daha önce benzeri yaşanmamış baş ağrısı, ateş ve ense sertliğiyle birlikte olan baş ağrısı, ilk kez ortaya çıkan nöbet, beş dakikadan uzun süren ya da art arda tekrarlayan nöbet, bilinç bulanıklığı ve uyandırılamama acil değerlendirme gerektirir. Kafa travması sonrası kusma, giderek artan uykuya eğilim ve bilinç değişikliği de bu grup içindedir. Ani ve tek gözde görme kaybı, ani çift görme, ani başlayan şiddetli baş dönmesiyle birlikte konuşma veya yutma güçlüğü de beklemeye uygun değildir.
Baş Ağrısı
Baş ağrısı en sık başvuru nedenidir; ancak her ağrı hemen değerlendirme gerektirmez. Ayda birkaç kez ortaya çıkan ve basit önlemlerle geçen ağrılar için planlı başvuru yeterlidir.
Ağrının sıklığının ya da şiddetinin belirgin biçimde artması, ağrının niteliğinin değişmesi, ağrı kesici gereksiniminin haftada birkaç güne çıkması, ağrının günlük işleri ve iş yaşamını aksatması başvuru gerektirir. Elli yaşından sonra ilk kez başlayan ağrı, giderek şiddetlenen ve sabahları uyandıran ağrı, öksürükle veya ıkınmayla artan ağrı ayrıntılı incelenmelidir. Ankara Nörolog muayenesine giderken bir aylık baş ağrısı günlüğü götürülmesi tanıyı belirgin biçimde kolaylaştırır.
Uyuşma ve Karıncalanma
El ve ayaklarda uyuşma sık karşılaşılan bir yakınmadır. Kısa süreli, pozisyona bağlı ortaya çıkan ve hareket etmekle hemen geçen uyuşmalar genellikle önemsizdir.
Buna karşılık haftalarca süren, geceleri uykudan uyandıran, belirli parmaklarla sınırlı olan ya da her iki ayakta çorap biçiminde başlayıp yukarı ilerleyen uyuşmalar değerlendirilmelidir. Uyuşmaya güç kaybının eşlik etmesi, elden nesne düşürme, ayak ucunu kaldıramama ve kaslarda görünür erime daha ivedi başvuru gerektirir. Vücudun bir yanını tümüyle kapsayan ani uyuşma ise acil değerlendirme kapsamındadır.
Güçsüzlük ve Yürüme Bozukluğu
Güçsüzlük yakınması, yorgunluktan ayırt edilmelidir. Nörolojik güçsüzlükte belirli bir hareket yapılamaz: merdiven çıkarken zorlanma, oturduğu yerden kolları kullanmadan kalkamama, kolu omuz hizasının üzerine kaldıramama, kavanoz kapağını açamama gibi.
Yürüyüşteki değişiklikler de önemlidir. Adımların kısalması, ayakları sürüyerek yürüme, geniş adımlarla dengesiz yürüme, karanlıkta belirginleşen dengesizlik ve sık düşme değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Yürüme bozukluğuna idrar kaçırma ve unutkanlık eşlik ediyorsa, tedavi edilebilir bir tablo söz konusu olabileceğinden ertelenmemelidir.
Bayılma ve Nöbet Benzeri Olaylar
Bilinç kaybıyla giden olaylarda ilk ayrım, olayın bayılma mı yoksa nöbet mi olduğudur. Bayılmada genellikle öncesinde göz kararması, kulak çınlaması, terleme ve bulantı hissedilir; kişi yere yığılır ve saniyeler içinde kendine gelir.
Nöbette ise olay ani başlar, kasılma ve sarsılma görülebilir, dil ısırma ve idrar kaçırma eşlik edebilir; sonrasında kişinin kendine gelmesi dakikalar sürer ve olayı hatırlamaz. Bu ayrım tedavi yönünü tümüyle değiştirdiğinden, olayı gören kişinin gözlemleri büyük değer taşır. İlk kez yaşanan bilinç kaybı, eforla ortaya çıkan bayılma ve ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü bulunması ivedi değerlendirme gerektirir. Ankara Nöroloji polikliniklerinde bu olguların hem nörolojik hem kalp açısından değerlendirilmesi yoluna gidilebilir.
Unutkanlık ve Zihinsel Değişiklikler
Bir ismi anımsayamamak ya da bir eşyanın yerini unutmak tek başına uyarıcı değildir. Değerlendirme gerektiren durum, unutkanlığın günlük yaşamı aksatmaya başlaması ve zaman içinde artmasıdır.
Aynı soruyu kısa aralıklarla tekrarlama, yakın zamanda konuşulan bir konuyu tümüyle unutma, tanıdık yerlerde yön kaybı, alışılmış işleri yapmakta güçlük, para ve hesap işlerinde karışıklık başvuru gerektirir. Kişilik ve davranış değişiklikleri, ilgi kaybı ve uygunsuz davranışlar da bu kapsamdadır. Bu yakınmaların bir bölümü vitamin eksikliği, tiroid bozukluğu, depresyon ya da ilaç etkisi gibi düzeltilebilir nedenlerden kaynaklandığı için erken başvuru değerlidir.
Baş Dönmesi ve Denge Kaybı
Baş dönmesi tarif edilirken kullanılan sözcükler tanıya yön verir. Etrafın döndüğü hissi genellikle iç kulak kökenli bir sorunu düşündürür ve baş hareketiyle saniyeler süren ataklar biçiminde ortaya çıkabilir.
Göz kararması ve bayılacak gibi olma hissi ise tansiyon düşmesi ya da ritim sorunuyla ilişkili olabilir. Yürürken bir tarafa kayma, karanlıkta belirginleşen dengesizlik farklı bir grubu işaret eder. Baş dönmesine çift görme, konuşma bozukluğu, yutma güçlüğü, kolda güçsüzlük, şiddetli baş ağrısı ya da yürüyememe eşlik ediyorsa acil değerlendirme gerekir. İşitme kaybı ve kulak çınlamasının eşlik ettiği ataklar da incelenmelidir.
Titreme ve İstemsiz Hareketler
Titremenin hangi durumda ortaya çıktığı belirleyicidir. El dinlenirken görülen ve kullanmakla azalan titreme ile bardağı tutarken belirginleşen titreme farklı tablolara işaret eder ve tedavileri ayrıdır.
El yazısının küçülmesi, düğme iliklemekte zorlanma, yürürken bir kolun sallanmaması, yüz ifadesinin azalması ve sesin kısılması eşlik ediyorsa değerlendirme geciktirilmemelidir. Boynun bir tarafa istemsiz dönmesi, göz kapaklarının istemsiz kapanması, akşamları bacaklarda rahatsızlık hissiyle hareket ettirme isteği de bu başlıkta ele alınan yakınmalardır.
Görme, Konuşma ve Yutma Sorunları
Çift görme, göz kapağının düşmesi, görme alanının bir bölümünün kaybı ve göz hareketiyle artan göz arkası ağrısı nörolojik değerlendirme gerektirebilir. Bu bulgular göz hastalıkları ile birlikte ele alınır.
Konuşmanın peltekleşmesi, kelime bulmakta zorlanma, cümle kurmakta güçlük ve söyleneni anlayamama ivedi değerlendirme gerektirir. Yutarken takılma, öksürme ve sıvıların yanlış yola kaçması hem beslenme hem de akciğer sağlığı açısından önemlidir. Gün içinde giderek artan ve dinlenmekle düzelen çift görme ile yutma güçlüğü, sinir-kas kavşağını ilgilendiren hastalıklar açısından değerlendirilir.
Uyku ile İlgili Yakınmalar
Uykusuzluğun bir aydan uzun sürmesi ve gündüz işlevselliği etkilemesi başvuru gerektirir. Yüksek sesli horlamaya solunum durmalarının eşlik etmesi, gece boğulur gibi uyanma ve sabah baş ağrısıyla kalkma değerlendirilmelidir.
Gün içinde araç kullanırken ya da çalışırken uykuya dalma ciddiye alınmalıdır. Uykuda bağırma, konuşma, rüyayı hareketlerle yaşama ve yataktan düşme de değerlendirilmesi önerilen bulgulardır. Reçetesiz uyku ilaçlarının uzun süre kullanılması, altta yatan nedeni maskeleyebileceği için önerilmez.
Belirtisi Olmadan Kimler Değerlendirilmeli?
Bazı durumlarda yakınma olmasa da değerlendirme yararlı olabilir. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve ritim bozukluğu bulunan kişilerde inme riskinin gözden geçirilmesi önerilir.
Ailesinde erken yaşta inme, epilepsi ya da kalıtsal sinir hastalığı bulunanlar, uzun süre kontrolsüz seyreden şeker hastalığı olanlar ve mide ameliyatı geçirmiş olup B12 eksikliği açısından risk taşıyanlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Nöroloji Ankara kapsamındaki bu değerlendirmelerde amaç, risk etkenlerinin erken dönemde ele alınmasıdır.
Randevuya Nasıl Hazırlanılır?
Görüşmeye giderken kullanılan tüm ilaçların, takviyelerin ve bitkisel ürünlerin listesi yanınızda bulunmalıdır. Önceki tetkik sonuçları, görüntüleme raporları ve mümkünse görüntülerin bulunduğu disk götürülmelidir.
Yakınmanın ne zaman başladığı, nasıl seyrettiği, neyle arttığı ve azaldığı önceden not edilebilir. Bilinç kaybı, nöbet ve titreme gibi olaylarda olayı gören bir yakının görüşmeye katılması ya da telefonla çekilmiş kısa bir kaydın götürülmesi tanıya belirgin katkı sağlar. Geçirilmiş hastalıklar, ameliyatlar ve ailedeki hastalık öyküsü de sorgulanacak başlıklardandır. Ankara Nöroloji Doktorları tarafından yapılan değerlendirmede bu bilgiler, muayene bulgularıyla birlikte tanı yolunu belirler.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Şikayetlerinizin değerlendirilmesi için bir nöroloji uzmanına başvurmanız önerilir.